| Yazan: osman emre ERGÜN,
Tarih: 26-10-2008 10:42
|
Okunma Sayýsý : 352  |
Beðenilme : 43 |
Ergenekon sanýðý Perinçek'in, Erdoðan için infaz emri verdiði ortaya çýktý. Bu iddianýn sahibi Ergenekon'un kara kutusu Güney!
Ergenekon'un kara kutusu Tuncay Güney, 'Rabay' adýyla kitap oldu. Güney, kitapta ilk kez babasýnýn, MÝT'çi Mehmet Eymür'le beraber çalýþan bir istihbarat elemaný olduðunu açýkladý. Yeni Þafak Ýstihbarat Þefi Þaban Arslan, verdiði þok ifadeler Ergenekon soruþturmasýna temel teþkil eden Tuncay Güney'i kitap yaptý. Yaptýðý açýklamalarla birlikte 'gizli servislerin adamý' olarak nitelendirilen Güney, istihbaratçý geçmiþiyle ilgili bir bilinmeyeni ilk kez 'Rabay' (Haham yardýmcýsý) kitabýnda açýkladý: 'Babam, Mehmet Eymür ile birlikte MÝT'te çalýþýyordu'
'BABAMI EYMÜR'E SORUN'
'Rabay-Kurye Tuncay Güney Ergenekon'u anlatýyor' adlý kitapta, Ergenekon'un kara kutusu Tuncay Güney, hayat hikayesini Þaban Arslan'a anlattý: 'Mýsýr'dan Türkiye'ye göçederek Çorum'un Kargý Ýlçesi'ne baðlý bir köye yerleþen Yahudi kökenli bir aileye mensubuz. Babam annemin dayýsýnýn oðlu. Çorum'da köylüler bize, 'gavur' diyordu. Babamý eski MÝT'çi Mehmet Eymür'e sorun. Babam Beþiktaþ'ta Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu'nda çalýþtý. Kimliðinde 'teknisyen' yazýyordu. Orasý okul gibiydi ama MÝT'in yeriydi. Þimdi hâlâ da öyle. Babam 1986'da öldüðünde, ben 13 yaþýndaydým. Babamýn cenazesine, kravatlý bir çok kimse geldi. Mezarlýkta uzun boylu bir adam, annemle ayak üstü konuþtu. 'Kim' dedim. Adamýn, babamýn çalýþtýðý 'okulun' müdürü olduðunu ve 'Bir istediðiniz olursa haber ver yenge' dediðini söyledi.'
HAFTALIK ÝSTÝHBARAT
Babasý öldükten sonra cemaat yurtlarýnda kaldýðýný belirten Güney, 'Eymür'ün adamlarýna her hafta, cemaatte yaþananlarla ilgili bilgi veriyordum. Sabah'ta gazeteciliðe baþladým. Sonra Samanyolu Televizyonu'nda, 'Gündemdekiler' adlý programý yaparken Veli Küçük'le tanýþtým. Bir süre sonra, onun kuryesi gibi çalýþmaya baþladým' dedi.
POLÝSTE KONTROLÜ ELÝNE GEÇÝRDÝ
Tuncay Güney'le ilk röportajý yapan, 2001 yýlýndaki ifadelerini ilk kez Yeni Þafak'ýn manþetine taþýyan Þaban Arslan'ýn yazdýðý 'Rabay' adlý kitap, Truva Yayýnlarý'ndan piyasaya çýktý.
Rabay kitabýnda öncelikle Tuncay Güney'le ilgili, "Kim bu adam" sorusunun cevabý aranýyor. Þaban Arslan kitapta, Güney'in polis tarafýndan ne kadar ciddiye alýndýðýný, ifadelerini okurken edindiði bir izlenime dayanarak þöyle anlatýyor: Polislerin, o zaman 26 yaþýnda olan Tuncay Güney'e, sorgunun ilk saatlerinde, 'sýradan bir zanlý' muamelesi yaptýðý hissediliyor. Baþlarda, "Konuþ! Yorum yapma!" gibi emir kiplerini sýklýkla kullanan polislerin, Güney'in anlattýklarýný dinledikçe yaþadýðý þaþkýnlýk, sorgunun seyrini deðiþtiriyor. Polisler, ileriki safhalarda, dizginleri, konuya inanýlmaz bir hakimiyeti olan Güney'e kaptýrýyor. Mesela Güney, "Size bu kadar bilgi verdim, bu gece artýk, iyi bir yatakta uyurum" gibi, gözaltý literatürüne uymayan isteklerde bulunma cüretini bile gösteriyor.
600 DOLARA ABD'YE KAÇTIM
Tuncay Güney kitapta, ABD'ye nasýl kaçtýðýný da þöyle anlatýyor: 'Sorgudan sonra, Organize Suçlar Þube Müdürü Adil Serdar Saçan bana, 'S... git bu ülkeden, herkesin baþýný belaya sokacaksýn' dedi. Yurtdýþýna çýkýþ yasaðým vardý. Atatürk Havalimaný'nda emniyet müdür yardýmcýsýna ve bir polise 600 dolar rüþvet vererek çýkýþ yaptým. Amerika'da, Abdullah Çatlý'ya kimliðini veren Urfalý otelci Mehmet Özbay'la görüþtüm. 2004'te Kanada'ya gelerek, (Yakup'un oðullarý) cemaatinde görev aldým. Biz burada Tanrý'nýn Ýsraili için çalýþýyoruz. Tevrat'a göre Mesih'i bekleyenleriz yani.'
ÝNFAZ KARARI RAKI MASASINDA
Polis sorgusundan üç gün sonra buluþtuðu emekli Tuðgeneral Veli Küçük'ün kendisine, "Git Amerika'ya ve 10 yýl gelme" dediðini belirten Güney, þunlarý söyledi: "Bu aslýnda bir tehditti. 'Senin sorgulanmaný aslýnda Tantan istedi. Seni bir daha alýp sorgulamak istiyorlar. Adil Serdar Saçan seni her an yine alabilir. Git buralardan ve 10 yýl gelme' dedi. Ýçiþleri Bakaný Sadettin Tantan da o günlerde, Tapýnak Þövalyeleri'nden bahsediyordu. Tantan'ýn, ülkeyi ele geçirmeye çalýþan Tapýnak Þö-valyeleri'nden kastý, Ergenekon örgütüydü. Veli Küçük, bana 'Git' dediðinde, matematik hatasý yaptý. Veli Küçük, hep raký masasýnda karar verir, kimlerin öleceðine. Þundan eminim, bana 'Git' dedikten sonra, bir raký masasýnda da benim ölüm kararýmý aldý ama iþ iþten geçmiþti.'
ERDOÐAN'I ÖLDÜRECEKTÝ
Kitapta, Tuncay Güney, Doðu Perinçek'e aðýr suçlamalar yöneltti. Güney, Perinçek'in, Ümit Oðuztan ve ekibinden dönemin belediye baþkaný Tayyip Erdoðan için özel bir çalýþma için kullanýlmasýný istediðini, ancak bu çalýþmanýn 'yukarý'da kabul edilmediðini ileri sürdü. Güney, bunun üzerine Perinçek'in 'Erdoðan'ý, önce basýn yoluyla yýpratalým sonra da öldürelim" dediðini ancak Veli Küçük'ün bu suikasta karþý çýktýðýný iddia etti.
ÖDÜLLÜ GAZETECÝ
Rabay' kitabýný yazan Þaban Arslan, 1967'de Ordu'da doðdu. Ýstanbul Üniversitesi Basýn Yayýn Yüksekokulu Gazetecilik Bölümü'nden 1992'de mezun oldu. Hürses, Hürbakýþ, Günaydýn, Son Baský, Hürriyet ve Akþam gazetelerinde, çalýþtý. 2005'ten bu yana, Yeni Þafak'ta Ýstihbarat Þefi olarak görev yapýyor. 2002'de Gazeteciler Cemiyeti'nin haber ödülüne layýk görüldü. Daha önce yayýnlanmýþ 'Hortum ve Cinnet', 'Kartal Günlüðü', 'Dehþet Senaryosu' adlý kitaplarý bulunuyor |
|
|